
Demokratik bir sürece girdik. Bizi Belediyede / Ülkede / Avrupa”da temsil edecek kişiyi seçeceğiz. Bunu yapabileceğiz, çünkü Parlementodaki / Avrupa Parlemontasındaki temsilcilerimiz öyle karar aldılar.
Bu demokrasiye temsiliyetçi demokrasi deniyor. Çünkü, bu yöntemle belirli zamanlarda temsilcilerimizi seçiyoruz. Onlar da bizim temsilcimiz olarak, gelecek seçimlere kadar bizi yönetiyorlar.
Gel gelelim yerel, milli, Avrupa çapında seçimler için 2-4 veya 5 yıl beklemeye hiç gerek yok. Yerel, milli ve Avrupa çapındaki temsilcilerimizi her gün seçebilir ve her gün azledebiliriz. Dahası, temsilci seçmemize bile gerek yok. Onların bizim adımıza kararlaştırdıkları tüm konularda bizzat biz kendimiz karar alabiliriz.
Buna DOĞRUDAN DEMOKRASI deniyor.
Antik çağın Yunanistan’ındaki Atina şehir devleti bir müddet doğrudan demokrasi ile yönetilmişti!
Atina’nın erkek vatandaşları yılda 40 kere, veya ne zaman gerekli ise, bir stadyumda bir araya gelirlerdi. Stadyuma girerken bir siyah(hayır oyur için), birde beyaz(evet oyu için) çakıl taşı alırlardı. Tartışmaları gereken her şeyi, ister ekmeğin, ister zeytin yağının, ister şarabın fiyatı olsun, isterse devleti yönetmek için gerekli vergi miktarı olsun, her ne olursa olsun tartışırlardı. Tartışma sonrası oylayıp karar alırlardı. Hiçbir temsilci seçilmezdi. Yerel meclise, dolayısıyla yerel temsilcilere-belediye encümen azaları-; milli parlemontaya, dolayısı ile milli temsilcilere-milletvekilleri-, Avrupa Parlemontasına, dolayısı ile Avrapa temsilcisine-Avrupa Vekiline-ihtiyaç yoktu. Sadece her an görevden alınabilecek olan ve alınan kararları uygulamakla yükümlü olan bir yönetim vardı.
Bizde böyle bir demokrasiye sahip olmalıyız. Birkaç farkla. Tüm vatandaşların oy hakkı olmalı, sadece erkeklerin değil-ki bu hakka şu an bile sahibiz. Stadyumlarda değil, bilgisayar ağları üzerinden bir araya gelmeyiliz-bugün tüm vatandaşları bir stadyuma tıkmak açıktırki imkansız bir şeydir. Çakıl taşları değil, bilgisayar düğmelerine basarak oyumuzu kullanmalıyız. Ve herbirimiz yönetimin bir parçası haline gelmeliyiz, ortaklaşa aldığımız kararların ortak uyguluyacıları olmalıyız!
Doğrudan demokrasi teknik imkanlarımızın vatandaşlar için bolluk yaratmakta kullanılmasıdır-insanları ve eşyaları yok etmek için değil. Doğrudan demokrasi bütün vatandaşların herşey hakkında karar verebilmesidir-bu kararların alınmasını sözde temsilcilerine bırakması değil. Doğrudan demokrasi vatandaşların ortak kararlarını hepbirlikte uygulamaktır-kararların uygulanışını vatandaşlardan kopmuş bir yönetime bırakmak değil.
Bugün buna, doğrudan demokrasiye sahip olabiliriz.
Bilgisayarlar sayesinde, tüm üretim, taşımacılık, iletişim, finans, ve dolayısı ile üretilen herşeyin dağıtımı bilgisayarların kontrolü altında yapılabilinir, başka bir değişle tamamen otomatik hale getirilebilinir. Bu aynı zamanda şu anlama gelir; üretim faaliyetleri yanında sağlık, eğitim, eğlence ve sportif faaliyetlerimiz de kayıt altına alınabilinir. Böylece, toplumun elindeki tüm imkanları bilmek, bu imkanların nasıl kullanıldığını görmek, ve bu imkanların nasıl kullanılması gerektiği hakkında görüşlerimizi ortaya koymak imkanına kavuşuruz. Hackney’in tümü, ülkenin tümü ve hatta tüm dünya antik çağın Atina’sı haline, modern ve büyük bir Atina haline gelebilir.
Tüm bunlar aynı zamanda vatandaşların devletin yürütülmesi işinide üstlenmelerini mümkün kılar. Böylece yaşantımızı etkileyen her bir birey ve olay hakkında hergün oy kullanma imkanını bize sağlayan bir mekanizma da oluşur. Hergün seçim yapabilir ve böylece yapması gerekenleri yapmayan kişileri her an işinden alabiliriz, azledebiliriz.
DD(K)P adayları bunu elde etmek için çalışmayı üstleniyor.
SANAYİ DEVRİMİ İNGİLTERE’DE BAŞLADI
İNSANLIĞIN BUGÜNKÜ YAŞAM ŞARTLARI ONUN SONUCUDUR
İNSANLIĞIN GELECEĞİ İSE DOĞRUDAN DEMOKRASİDEDİR
ONUDA İNGİLTERE’DE BAŞLATALIM.
|